
Ertuğrulgazi İlkokulu Öğrencileri Ashab-ı Kehf’i gezdiler.
Haziran 13, 2026AFŞİN ASHAB-I KEHF DİYARI…!


Kahramanmaraş Afşin ilçesinde bulunan Ashab-ı Kehf’e ziyaretçi akını…
Yediden yetmişe insanlarımızın uğrak yeri.
İnanç turizmi açısından önemli yer tutan Afşin Ashab-ı Kehf’e çevre ilçe ve şehirlerden çok sayıda vatandaşımız ziyaret etmektedir.
Her geçen günde ziyaretçi sayısı artmaktadır.
Ziyarete gelen vatandaşlarımız burada namaz kılıyor, dua ediyor, Kuranı Kerim okuyor, sohbet ediyor. Ayrıca mübareklerin yaşadıklarını asırlar geçmesine rağmen kalplerinde hissediyorlar.
Prof. Dr. Mehmet ÖZKARÇI: “Afşin’in ismi arşiv belgelerinde Anadolu Selçuklulardan beri “Efsus” olarak geçmektedir.
Ashab-ı Kehf külliyesi antik çağdan beri kutsal sayılan Ashab-ı Kehf adıyla anılan kayalık bir tepenin yamacındaki mağaranın çevresine yapılmıştır. Ashab-ı Kehf olgusu, tarih boyunca Hristiyan ve İslam dünyasında canlılığını korumuştur. Olayın öneminden dolayı Kur’an-ı Kerim’in 18 suresine Kehf adı verilmiştir. Ashab-ı Kehf Bizans devrinde olduğu gibi Selçukluların fethinden sonrada Hristiyanlar ve Müslümanlar tarafından kutsal bir mekan kabul edilerek önemli bir ziyaret yeri olmuştur. Türkçede “Mağara Arkadaşları” anlamına gelen Ashab-ı Kehf Hristiyanlar tarafından “Yedi Uyurlar” olarak bilinmektedir. Ashab-ı Kehf terim olarak; Roma döneminde Hristiyanlığı kabul ettikleri için putperest Dakyanus’un zulmünden kaçarak bir mağaraya sığınan ve burada Allah’ın izniyle uyuyup, tekrar Allah tarafından uyandırıldıktan sonra tekrar vefat eden Yemliha, Mislina, Mekselina, Tebernuş, Şazenuş ve Kafestatyuş isimlerinde yedi genç ile köpekleri Kıtmir’i ifade etmektedir.
Kaynaklara göre bu olaya şahit olanlar tarafından mağaranın yanına bir mescit (kilise) yapıldığı ifade edilmektedir. Bu kiliseyi Bizans İmparatoru II. Theodoius (408-450) yaptırmıştır. Daha sonraları “İsa Mescidi” ismiyle bilinen ve zamanla harabeye dönen bu kilisenin üzerine Anadolu Selçuklularının Maraş Emîri olan Nusretüddin Hasan Bey, 1215-1234 yılları arasında, içinde bugünkü camiyi yaptırmış ve kilisenin bazı inşaat malzemeleri de caminin yapımında kullanılmıştır. Kutsal mağara ile caminin uyumlu bir şekilde kaynaştırıldığı görülür.
Ashab-ı Kehf Külliyesi’ne gelen ziyaretçilerin ihtiyaçlarının karşılanması ve konaklamalarının sağlanması için Anadolu Selçuklu’nun Maraş Emiri Nusretüddin Hasan Bey tarafından ribat (1215), cami(1215-1234) ve han (1233) oluşan külliye inşa edilmiştir.
Bu külliyenin diğer yapıları; Dulkadiroğlu Beyliği döneminde yapılan medrese (1480-1492), kadınlar mescidi (1500) ve buk’a ilâvesiyle de külliye büyütülür. Paşa Çardağı ise Osmanlılar döneminde 1531 yılında inşa edilir.
Külliye mimari tasarımı açısından Türk sanatının özgün örneklerindendir. Anadolu Selçuklu, Dulkadiroğlu Beyliği ve Osmanlı Devleti’nin Ashab-ı Kehf olgusuna sahip çıkarak bu olayın Afşin’deki (Efsus) mağarada gerçekleştiğini kabul ettiklerini göstermektedir.
Külliye önemli bir ziyaretgâh olması yanında aynı zamanda çevrenin ticaret, ilim ve kültür merkezi olmuştur.” dedi.
Gazeteci-yazar ve fotoğraf sanatçısı Mehmet Gören’in objektifinden Afşin Ashabı Kehf…


